Hoşgeldiniz  
çamlıca kitap, ücretsiz kargo

Neuroscience, İnsan Beyni Ve Entropi 1.Bölüm.

Taşkın Sarıkaya | 12 Mart 2017 | Köşe Yazarları

Dr.Taşkın Sarıkaya

Neuropikiyatrist

sarikayataskin@yahoo.com

Dünyaya gelen bir bebek olarak hayata başlıyoruz artık tamamen büyük bir dünyanın ister istemez parçasıyız ve bir birey olarak bir beden olarak ve buna ruhsal dünyamızı da katarak dış ortamın her an değişkenlik gösteren şartlarına kendi iç ortamımızı belli düzeyde sınırlar içinde sabit tutma çabası ve mecburiyeti içinde olduğu bir gerçektir biz bu olaya homeostasis diyoruz.

Oysa koskoca 9 aydan fazla süre ana rahminde hep aynı sıcaklıkta beslenmesi güzel, koruyucu bir dünyası vardı bebeğin dış ortamların etkilerinden uzak ve doğacak bir zaman gelecek ve dış ortamla karşı karşıya kalacak ve haber almak ve korunmak çabası sinir sisteminin ana görevi olacak ve aslına bakarsak daha önemli bir olayı yaşamış başından geçirmiş olacak doğum ile yaşadığı ayrılık travması bu bebeğin her zaman ilerde ki hayatı boyunca yaşayacağı ruhsal, hissi, duygusal dünyamızı etkileyecek ve derinlerde bir yerlerde hep hatırlayacağımız en önemli olayı yaşamız bu zor sınavdan geçmiş olacak.

İnsan da tabiatın en önemli bir parçası işte bu noktada tabiattan uzaklaşma aslında yün bir kazak giymekle polar bir kazak giymek gibi de değildir yün yada pamuk doğanın parçası polar ise plastik aslında bu bile çok şeyi ifade ediyor zira bir tabiatta bir devamlı bir enerji kıymetsizlendirilmesi devam edip gitmektedir bu enerji kıymetsizlendirilmesi teorik olarak kainatın her yeri ısı bakımından aynı değerde homojen oluncaya kadar devam edip gidecektir bunun adı entropidir. Hayat, canlılık, bu tabiat kanununa yani entropinin artmasına, karşı bir direnme mücadele ve savaştan başka bir şey değildir. Canlı hayatta kaldığı sürece dış ortama karşı kendi iç bünyesini sabit tutacak yani entropisinin artmasını engellemeye çalışacaktır. Canlılarda entropinin artmasına karşı direnmede canlının besin alma mecburiyetini ihtiyacını açıklar çünkü her hücre entropisinin artmasını önlemek için enerji harcamak zorundadır. Kısaca canlının hayatta kalıp canlılığını sürdürebilmesi için <<haber alma – karar verme – eylem>> sistemine ihtiyacı vardır ve sinir sistemi budur işte.

Hayatla mücadelesi başlamıştır artık dışarıdan enerji alması gerektiğini söylemiştik ve bunu ona sinir sistemi haber verir yani karnının acıktığını ağlayarak haber verir sadece bunu basit bir ağlama diye düşünmek çok büyük bir olayın başladığını bilmemektir ve bir bebek ne yapar diye düşündük hep, bir yandan daha önce anne karnında sulu solunum yapan minik akciğerlerini temiz hava ile doldururken bir yandan da acıktığını haber veriyor yani ağzına verilen memeyi emmeye başlarken bunu ona kimse öğretmemişken bedenin ve tüm hayatın gem leri eline alan beynimiz ve sinir sistemiz ile hayat mücadelesi başlatıyorum diyor.

 
Bir yandan annesini emmesi onu doyuracak bir yandan memeyi emmesi ve doyması bir haz duygusu verecek ve bu haz tek taraflı değil iki taraflı olacak çünkü anne de haz alacak yavrusunu emzirdiği için kendisi aç olsa da bebeği doyunca doymuş gibi olacak ve sütü artacak ve bebek bir yandan vücudunun homeostasis’inin korumak bozulmaması için besin ararken bir bir taraftan ruhsal duygusal homeostasis’i için haz alacağı duyguların peşinde koşacaktır.

İnsan ve insan beyninde aslında sinir sistemi tarafından gerçekleştirilen bir birini tamamlayan iki faaliyet vardır ‘’biyolojik’’ fizyolojik ve ‘’ruhsal, duygusal’’ psikolojik fonksiyonların gerçekleştirilebilmesi için haber alma, karar alma ve karar verme merkezi beyin ve sinir sistemi çocuklarda oksijen ve ısı prodüksiyonunun %50 sini kullanırken bu yetişkinlerde %25 i bulur.

Sinir sisteminin görevleri;

1. Haber alma (dış dünya ve ortamın yanında iç kendi organizma içinden haber alma ve bunu merkeze taşıma) bu faliyetleri merkezi sinir sisteminden periferik sinir sistemi, spinal kord, vagus sistemi, medulla spinalise kadar ve afferent uzantılar ile çok güzel yapar.

2. Haberlerin değerlendirilmesi ve karar verme (burada limbik sistem gibi çok karmaşık sistemler ele alır konuyu ve ”stimulasyonu” iletiyi söndürebilirler yada güçlendirebilirler.

3. Alınan kararların organlara götürülmesi ve takibi.

Canlının dış ortam değişikliklerini iyi takip edip kendi iç düzenini koruması gerektiği en önemli faaliyetlerindendir ‘’tansiyonu’’ kan basıncının, şekerimizin düşüp düşmesini kontrol ettiği gibi yada karanlıkta göz bebeklerimizi büyüttüğü gibi beynimiz bunu ruhsal psikolojik dünyamız içinde aynı şekilde yapar ve insan ruhu durgun bir akan su yada göl gibi de değildir yada dalgasız deniz gibide değildir, dışarıdan alınan her bilgi onu dalgalandıracak olumlu olumsuz bir yanıt bulacak suyun yüzünde 3 kez taş sektirmeye çalışanlara karşı yada her türlü davranışlara sayısız bilgi informasyonu ve değişik arzu ve de istekler bizde elem keder mutsuzluk, sıkıntı, kızgınlık yaratacağı gibi güzel ve bize uygun düşüyorsa sevinç, haz ve mutluluk verecektir, ve emin olun ki sadece bir an değil sürekli taşlar bu güzel berrak göle atılmaktadır ve birinin attığı taşın dalgası durulmadan ardı sıra peşi peşine taşlar göle atılmaktadır aynı fizyolojik bedenimizde yaşadığımız durumun benzerinde kan basıncı, şekerimizin düzeninin bozulmaya çalışıldığı gibi dışarıdan ruhsal duygusal dünyamızın da bozulmaya çalışılan ve sürekli dinamik olarak bunu dengeleyen bir regülasyon denge ve döngüsü vardır ve işte bunu da işleyen davranışa döken söndüren ateşini yada alevi büyüten aldığı bilgileri işleyen canlılığın sürdürülebilmesi için haberdar olduğumuz haberlerin seçilip işlenmesi ve tecrübelerle karşılaştırılmasını yapan bir yer vardır bu yer insanı, insan yapan limbik sistem ve

 

encephalondur, brain Şuur dediğimiz konu aslında…

Yazının devamını okumak için.

Neuroscience, İnsan Beyni ve Entropi 1.Bölüm

 

Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 İstanbul Post Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle