Vatan Gazetesi İşine Son Verdi Beyaz Saray Özel Açıklamada Bulundu!

68836-309884-1Bayaz Saray Vatan gazetesinin bir kaç gün önce işine son verdiği Washington temsilcisi İlhan Tanır’a çok önemli bir iddiayla ilgili özel açıklamalarda bulundu.

ABD’li gazeteci Seymour Hersh’in ortaya attığı büyük iddiaya Beyaz Saray’dan yalanlama geldi. Habere göre, Suriye’nin başkenti Şam yakınlarındaki Doğu Guta’da 21 Ağustos 2013 tarihinde düzenlenen sarin gazı saldırısının Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bilgisi dahilinde Türkiye tarafından yaptırıldığı ve ABD’nin, bu ‘acı gerçeği’ son anda öğrenip saldırıdan sorumlu tutulan Suriye rejimine karşı harekat düzenlemekten vazgeçip, ‘felaket sonuçlar’ doğuracağı için bu durumu gizli tuttu.

 

Beyaz Saray’dan halen  POSTA212 Washington Temsilcisi İlhan Tanır’a konuyla ilgili özel açıklama yapıldı.İşte birkaç gün önce hükümeti eleştirdiği gerekçesiyle Vatan gazetesi tarafından işine son verildiği iddia edilen İlhan Tanır’a Beyaz Saray tarafından yapılan o özel açıklama:

 

“Sn. Hersh’in son yazdığı haberi gördük. Bu haber sadece isimsiz kaynaklara dayanan bilgiler ışığında 21 Ağustos’da Suriye meydana gelen Kimyasal Silah saldırısı hakkında tamamen yanlış sonuçlara ulaşmaktadır. Aşağıdaki yalanlama, on-record olarak Sn. Hersh’in kendisine, ODNI (Milli İstihbarat Ajansı) İletişim Direktörü ve sözcüsü Shawn Turne tarafından ve Beyaz Saray Milli Güvenlik Konseyi sözcüsü Caitlin Hayden tarafından, yayınlanmadan önce sunulmuştur.

 

Llibya’dan silahların taşınması hakkındaki sorunuzla ve başkalarının (başka ülkelerle kastı Hersh’in söylediği Türkiye) 21 Ağustos Kimyasal Silah saldırısından sorumlu olabileceği hakkındaki fikirlerinizle ile ilgili olarak Shawn Turner’in cevabı şudur:

‘Sadece ve sadece Esad rejimi sorumlu’
”Biz bu anlatımınız (kimyasal silah saldırısı ile ilgili) her yanlış yönüne yorum yapmayacağız ama bir şey kesin ki 21 Ağustos kimyasal silah saldırısından sadece ve sadece Esad rejimi sorumlu olabilirdi. Biz bu sonuca, Amerikan ve müttefikleri tarafından toplanan istihbarat sayesinde ulaştık. Bu görüş, uluslararası toplumun büyük çoğunluğunca paylaşılmaktadır ve bu (görüşbirliği) daha önce görülmemiş bir ortaklık ile Esad’ın Kimyasal Silah depolarının ortadan kaldırılmasına götürmüştür. İstihbaratın baskı altına alınması veya değiştirilmesi hakkındaki imalarınız en basitinden yanlıştır. Aynı şekilde, ABD’nin Libya’dan (Suriye’ye) silah yardımı yaptığı da yanlıştır.”

 

‘Muhaliflerde kimyasal yok’
Suriye muhaliflerinin kimyasal silah kapasitelerine ilişkin hazırlandığı söylenen istihbarat raporu hakkındaki soruya gelince, yine Shawn Turner’in açıklaması şudur:

 

”Hiçbir zaman İstihbarat Kurumlarından ne böyle bir rapor istenmiştir ne de (onlarca) hazırlanmıştır.”

 

Suriye ile ilgili olarak askeri planlamalar hakkındaki sorulara gelince, Cailtin Hayden’in cevabı:

 

 

”Uzun zamandır, Suriye için bütün ihtimallerin masa üstünde olduğuna ve uygun acil askeri planlamaların da yapıldığını söyledik. 31 Ağustos tarihinde Başkan Obama, kamuoyu önünde, ABD’nin Esad rejiminin kimyasal silah kullanılmasına cevap olarak kısıtlı askeri saldırı yapacağını açıklamıştır. Bu saldırının amacı Esad’ı bir daha kimyasal silah kullanımından caydırmak, rejiminin bu tür silahları kullanmak kapasitesini azaltmak ve dünyaya bu tür silahların kullanılmasının tolere edilmeyeceğini açıklıkla göstermek içindi. Ama Başkan’ın, 2 Eylül günü kesinleşmiş bir askeri müdahele yapmak üzere karar verdiği haberi tümüyle yalandır (fabricated.) Başkan Obama’nın 31 Ağustos günü söylediği gibi, askeri saldırı emiri vermek otoritesi kendisinde olduğu halde, ABD’nin milli güvenliğine doğrudan ve acil bir tehdit olmadığı için, Başkan bu kararını Kongre’ye götürmeye karar vermştir. Yaptığı budur ve Eylül ayının 10′unda ise, Kongre liderlerine kuvvet kullanma ile ilgili oylamanın ertelenmesini istemiştir -ki böylece diplomatik yolu izleme ve bu şekilde Suriye’nin kimyasal silahlarının ortadan kaldırma sonucuna ulaşılmıştır.’

 

26 Comments