Ağaçların Canı Acıyor Yavruları da Yanıyor…

Hülya Karahan

Ağaçların da canı acıyormuş ….

Bilimsel; bitkilerin de canı yanıyormuş…

bunu öğrendim;

bütün şiirler anlamını yitirdi;

bir çiçeği kopardığınızda hissediyormuş…

canı yanıyormuş;

kaçamıyor…

yerini değiştiremiyor…

kurtulamıyor…

“Bir dizi çalışma, bitkilerin acı hissettiğini gösteriyor” (guardian.co.uk)

Tel Aviv Üniversitesi Yaşam Bilimleri Fakültesi Dekanı Profesör Daniel Chamovitz,
bitkilerin dünyayı nasıl deneyimledikleri konusunda kapsamlı araştırmalar yapmış…

Profesör Chamovitz: “Bitkilerin duyguları var, bunlar cansız nesneler değil.

Düşünürseniz, köklülük büyük bir evrimsel kısıtlamadır.

Bu, bitkilerin kötü bir ortamdan kaçamayacakları, yiyecek ya da eş arayışında göç edemeyecekleri anlamına geliyor.

Bu nedenle bitkiler, sürekli değişen ortamlarda hayatta kalmalarını sağlayacak inanılmaz derecede hassas ve karmaşık duyusal mekanizmalar geliştirmek zorunda kaldı.

Bitkiler büyük ölçüde hareketsiz oldukları için evrimsel bir gereklilik olarak ses, güneş ve hatta koku gibi şeyleri hissedebilirler. ”

tabi bir de ateşi…

ve dumanı…

ülkemizin dört bir tarafında ağaçlar yanıyor…

ağaçların canı yanıyor…

ayakları yok,

çaresizler,

kaçıp kurtulamıyorlar…

yeter…
ağaçların canı çok yanıyor;

en çokta yavruları için;

dalları onların yavruları;

en çok da dalları yandığında canları acıyor…

sönsün bu yangınlar…

ağaçlar kimsenin değil…

hepimizin…

son çare sensin Allahım; ne olur yağmur yağdır…

büyük bir yağmur….