CIA Eski Şefi Petraeus: ABD ile Türkiye Arasında Yakınlaşma Sinyalleri Var

Münih Güvenlik Konferansı’nda yapılan Türkiye tartışmasında  CIA eski şefi

David Petraeus ABD ile Türkiye arasında yakınlaşma sinyallerinin olduğunu savunurken, Rakka için de “tutamayacağın toprağı kurtarmamalısın” dedi.

 
Münih Güvenlik Konferansı’nın bu yıl en çok merak edilen konulardan biri Türkiye’deki siyasi gelişmeler olurken, konferansa Türkiye’den Başbakan Binali Yıldırım’ın yanı sıra Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun da bulunduğu geniş bir heyetin katılması dikkat çekti.

Deutsche Welle Türkçe’nin haberine göre Münih Güvenlik Konferansı çerçevesinde Mercator Vakfı ve Türkiye 2023 Üçlü Çalışma Grubu tarafından düzenlenen “Türkiye’nin Bölgesindeki Rolü“ başlıklı toplantıda da, Türkiye’de yaşanan iç siyasi gelişmeler, ABD ve AB ile anlaşmazlıklar, Kürt sorunu, Suriye politikaları ve Rusya ile işbirliği tartışıldı.

 

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatının (CIA) eski başkanı David Petraeus Türkiye’nin kilit öneme sahip olduğunu söylerken, Türkiye-ABD ilişkilerinde ihtilafın Beşar Esad ile başladığını aktardı:

“2012 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve müthiş bir ortak olan Hakan Fidan ile görüşmemizi hatırlıyorum da ABD’nin çok temkinli, tereddütlü hareket etmesinin yol açtığı çok açık bir hayal kırıklığı vardı. Bunu ABD Yönetimi’nin ‘kırmızı çizgi’ olarak nitelendirdiğinin aslında kırmızı çizgi olmadığının oraya çıkışı izledi.”

Türk-ABD ilişkilerindeki gerilimin ana kaynağının Suriye olduğunu ifade eden Petraeus, bir diğer ihtilafın Suriyeli Kürtler konusunda yaşandığını söyledi. Suriye’deki Kürtlerin IŞİD’e karşı mücadelede “çok iyi savaşçılar” olduğunu söylerken PYD’yi ABD’nin terör örgütü olarak tanıdığı PKK’nin ‘kuzeni’ olarak nitelendiren David Patraeus, “Bu gerilimin diğer bir sebebi” diye konuştu.

CIA’nin eski Başkanı bu ihtilaflı konulara karşın Türk-ABD ilişkilerinde yakınlaşma sinyalleri olduğuna işaret ederken, “Suriye’de daha fazla kan akmasının nasıl önlenebileceği hedefine odaklanılmalı. Türkiye bu konuda çok somut öneriler sundu, bu önerilerin çok ciddiye alındığını düşünüyorum” dedi.

Patraeus Rakka operasyonuna da değinirken, “Edindiğim bilgilere göre büyük bir hassasiyet var, Rakka’nın bir Kürt kenti olmadığı ve bu nedenle Kürtler tarafından kurtarılamayacağı anlayışı var. Askeri anlayışa göre ‘tutamayacağın toprağı kurtarmamalısın” sözlerini kaydetti.

KUPCHAN: İLİŞKİLERDE DİBE VURDUK

Georgetown Üniversitesi Profesörlerinden Charles Kupchan ise kısa vadeli çıkarlar uğruna Türkiye ile ABD’nin uzun vadeli stratejik çıkar ve ilişkilerine zarar verilmemesinin önemine vurgu yaparken, “İlişkilerde dibe vurduk ve şimdi yeniden iyileşme sürecine girdik” dedi.

Ankara ile Bağdat arasında diyaloğun yeniden inşa edilmesinin önemli olduğunu, Suriye’deki Fırat Kalkanı operasyonun bir dönüm noktası teşkil ettiğini söyleyen Kupchan, “Rakka ve Musul’un IŞİD’den arındırılmasıyla da çok önemli bir aşama kaydedilmiş olunacak” dedi.

Rakka harekâtı gibi çok zorlu süreçlerle karşı karşıya olunduğuna işaret eden Kupchan, “Trump Yönetimi’nin, Sayın Işık ve diğerleriyle birlikte çalışarak, Türkiye’nin rahat edebileceği bir gücün oluşturulması için elinden geleni yapması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Türkiye ile son yıllarda oluşan güvensizliğin aşılması için her iki tarafın çaba göstermesi gerektiğini aktaran ve Türkiye ile diyalog kanallarının açık tutulması gerektiğini söyleyen Kupchan, son yıllarda iplerin ‘diyalog’ sayesinde kopmadığını şu sözlerle aktardı:

“Başkan Obama Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefonda görüşüyordu, ben İbrahim Kalın ile düzenli olarak konuşuyordum. Belki anlaşamıyorduk ama birbirimizle konuşuyorduk. Gizli saklımız yoktu. Bu tutum devam etmeli.”

46 Comments

Leave a Comment