İnsansız Hava Aracının Anlamı İran, İsrail’in Gücünü mü Test Ediyor?

Hülya Karahan

hulyacar2001@yahoo.com

İsrail ve İran, 1980’lerin başından beri  Hizbullah ve Hamas’tan dolayı hep sorunlu oldular, ancak hiçbir zaman doğrudan bir askeri çatışma yaşamadılar.

İsrail‘in asla yenilmez denilen hava kuvvetlerine ait bir savaş uçağı, Galile‘de binlerce parçaya bölündü bu İsrailliler için çok büyük bir şok oldu.

Ancak daha önemli şöyle bir soru soruluyor: Neden  1982 yılından bu yana ilk kez Suriyeliler bir İsrail uçağını aşağı indirdi. ( İsrail’in son yedi yılda Suriye’de gerçekleştirdiği 100’den fazla hava saldırısının ardından bu olay gerçekleşti.)

2006 yılından bu yana çok sayıda İran’a ait insansız hava aracı  İsrail hava sahasına girdi.

Bunların, hepsinin Hizbullah veya Hamas tarafından gerçekleştirildiği belirtiliyor. Ama Cumartesi günü, İsrail hava sahasına giren insansız hava aracı, İsrail medyasına göre bizzat İran tarafından kontrol ediliyordu.

1980’lerin başından beri İsrail ve İran aslında bir çeşit savaş halindeydi; Hizbullah, İran’ın etkisi altındayken, güney Lübnan’da, İsrail’in askeri varlığıyla savaşan Şii bir örgüt olarak kuruldu. O zamandan beri İran, Hizbullah ve çeşitli noktalarda Hamas, İslami Cihad ve Suriye’deki Esad rejimi vesilesiyle İsrail’e karşı kampanyasını sürdürüyor.

Yabancı basında çıkan haberlere göre İsrail’in, İran’a karşı yürüttüğü kampanya, muhalefet gruplarından Tahran’daki İslam rejimine yakın örgütleri  de kullanarak , gizli istihbarat operasyonları yürütülüyor.

Sadece 2011’de “düşman ülkeleri” ile ticareti yasaklayan yasa İran’ı içerecek şekilde güncellendi.

Devrim Muhafızlarının Kudüs Gücü’nün ilk kez İsrail hava sahasına kendi akınını gerçekleştirdiği yerleşik İran stratejisinden bu ani ayrışma birçok İsrailli yetkiliyi şaşkına çevirdi. Pazartesi günü yapılan bir brifingde İsrail Hava Kuvvetleri komutan ikinci komutanı Brig. General Tomer Bar, Şahadet adlı insansız hava aracının İsrail’e yönelik saldırısının misyonun ne olduğunu hala anlayamadığını belirtti.  Genaral Bar. “1948’den beri İsrail ile bazı Arap ülkelerinde yasalar gereğince halen var olan resmi bir, istihbarat toplama operasyonu ile saldırı operasyonu arasında herhangi bir  şey olabilir” dedi. “Yeteneklerimizi ve uyanıklıklarımızı ve İsrail’in gökyüzünü ne derecede koruduğunu test etmeye çalışıyor olabilirler. Görevin amacının ne olduğunu anlamamız çok önemli, ancak  şu an ne olduğunu söyleyemem. ”

İsrail’in elinde olan uçağın parçaları arasında şu ana kadar hiç silah ya da patlayıcı bulunmadığından bir saldırı misyonu olasılığı düşük olduğu belirtiliyor. Bir keşif operasyonu mantıklı olabilir, ancak bu durumda, Kudüs Gücü, görevini yerine getirmek için neden geçmişte olduğu gibi vekillerinden birini kullanmadı? Sorusu soruluyor.

Bazı İsrailli analistler, saldırının “İsrail uçaklarını bir füze tuzağına sokmak” için başarılı bir çaba olduğu yönünde teori geliştirdi. Fakat İranlılar, İsrail’i bir kontra atak yapmak için zorluyorsa neden Shahadat-141’leri feda ediyorlar? İran’ın havacılık endüstrisinin en son modeli, Amerikan RQ-170 casus uçaklarını neden kullanmadı. Aynı  sonucu daha az masrafla, daha ucuz bir uçağı kullanarak elde edebilirdi.

Görünen o ki, İran Muhafızları hava kuvvetleri içindeki kaynaklara dayanan İranlı sürgünler tarafından yapılan bir açıklama göre, planın Pazar günü  İslam Devriminin 39. yıl dönümünde   İsrail üslerinin görüntülerini elde etmekti. Bu açıklamalar, İran’ın stratejik yeteneklerine ve Siyonist düşman üzerindeki üstünlüğünün kanıtı olurdu; Bu, İran’ın iç huzursuzluğundan kaynaklanan bir eylemdi.

Eğer durum böyle ise, görev tamamıyla başarısız oldu:  çünkü insansız hava aracı, İsrail hava sahasına girdiği andan itibaren vuruldu paramparça oldu. Pazar günü, yıl dönümü yürüyüşlerinde ve kutlamalarında İsrail adı pek geçmedi.

Devrimden önce İran ve İsrail stratejik müttefiklerdi. Ortadoğu’da Arap olmayan iki ülke, Sünni Arap rejimleri ile bir rekabet ve sıklıkla düşmanlığı paylaşıyorlardı. Ayetullah Humeyni için İsrail’le bitmeyen bir savaş İslam Devriminin temel taşıydı, ancak 39 yıl sonra İran’da  zayıflayan devrimci bir coşkuyu canlı tutmak için daha doğrudan bir çatışma gerektiğini hissediyor olabilirler.

 Kaynak: Haaretz’den Anshel Pfeffer’in analiz haberinden alıntı yapılmıştır.

81 Comments